Nasıl TanıKonur?

Nasıl Tanı
Konur?


Sarı Nokta Hastalığında Tanı Yöntemleri
Bir hastalığın teşhis edilebilmesi için hastaların belirli bir şikayetle doktora başvurması gerekir. Sarı nokta hastalığında hastalar, görme işlevlerine ilişkin bir şikayet oluncaya kadar sorunun malesef farkında olmazlar. Teşhis bu nedenle çoğu zaman tesadüfi bir şekilde göz muayenesine gidildiği zaman gerçekleşir.
Geçmiş yıllarda sarı nokta hastalığında teşhis ve tedavi yöntemleri günümüzdeki kadar gelişmiş değildi.

Retina alanında son yıllarda yaşanan bilimsel ve teknolojik gelişmeler hastaların teşhis sürecini oldukça kolaylaştırmıştır. Bu noktada yaşa bağlı sarı nokta hastalığı belirtilerine sahip olduğunu düşünen hastaların şikayetlerini göz ardı etmeden en kısa zamanda bir göz hastalıkları uzmanına başvurması büyük önem taşımaktadır.

Günümüzde teşhis amaçlı olarak en sık kullanılan görüntüleme yöntemleri şunlardır:

  • Görme keskinliği testi: Hastalara belirli bir mesafeden harfleri okutarak görme keskinliklerinin belirlendiği testtir.
  • Amsler kareli kağıt testi: Kareli metod defterinin sayfasından alınmış kare bir kesiti andırır. Hastaların iki gözünü de tek tek sırayla kapatıp kartın ortasındaki noktaya bakarak gördükleri yatay ve dikey çizgileri tarif etmesi istenir. Sarı nokta hastalığı şüphesi taşıyan kişiler bu çizgilerden bazılarını kırık, yatay veya eksik görebilir. Hastaların belirli periyodlarla bu testi kendi kendilerine uygulamaları istenir.
  • Retina muayenesi: Hastaların gözüne uygulanan özel bir damla ile göz bebeğini genişlettikten sonra özel bir mercek yardımıyla hastanın retina ve optik sinirleri incelenerek sarı nokta hastalığı veya başka hastalıklara ilişkin bulguların varlığı saptanır.
  • FFA (Fundus Floresein Anjiografisi / Yüzeyel Göz Anjiyosu): Sarı nokta hastalığından şüphe edilen hastaya damardan verilen floresein isimli ilaç yardımıyla retina damarlarının detaylı olarak değerlendirilmesi sürecini anlatır. Çekilen fundus fotoğrafının sonucu hemen değerlendirilir ve damarlarda kan sızıntısı olup olmadığı, eğer kanama varsa kanamanın büyüklüğü ve şekli tespit edilir.
  • ICG (Indocyanine Green Angiography / İndosiyanin Yeşil Anjiografisi / Derin Göz Anjiyosu: Bu görüntüleme yönteminde hastaya "green" isimli özel bir ilaç verilir, ilaç dolaşım yoluyla retina tabakasına ulaştıktan sonra ICG görüntüleme cihazının sensörlerini uyararak otomatik fotoğraflama mekanizmasının devreye girmesini sağlar. Bu yöntemin avantajı; retinanın alt katmanlarındaki FFA ile görüntülenemeyen damarları, bir başka deyişle retinanın derin katlarını ve gizli membranlarını ve kan dolaşımına ilişkin bilgi edinilmesini sağlayıp hastaya verilecek tedavinin netleştirilmesine katkıda bulunmasıdır.
  • OCT (Optik Kohorens Tomografisi / Göz Tomografisi): Klinik anlamda son derece önemli bir teşhis yöntemidir. Sadece sarı nokta hastalığında değil, tüm makula hastalıklarının teşhisi aşamasında sıklıkla kullanılan ve tercih edilen bir yöntemdir.

05.01.2016

Bu sitedeki bilgiler bir hekim veya eczacıya danışmanın yerine geçemez. Daha fazla bilgi için bir hekime ve/veya bir eczacıya danışınız.